- Katılım
- 26 May 2026
- Mesajlar
- 16,001
- Tepkime puanı
- 0
- Puanları
- 0
Aramıza Katıl!
Tartışmalara katılmak ve konu açmak için üye ol.
Eski Bakan Arif Ahmet Denizolgun'un 2016 yılındaki şüpheli ölümü, yeğeni Alihan Kuriş'e yönelik yürütülen suç örgütü soruşturmasıyla yeniden gündeme geldi. Bilirkişi raporu, Denizolgun'un kasten öldürülmüş olabileceğine işaret ediyor.
Eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun'un 2016 yılında İstanbul Beykoz'daki evinde hayatını kaybetmesiyle ilgili dosya, yeğeni Alihan Kuriş ve beraberindekilere yönelik yürütülen geniş kapsamlı bir soruşturma kapsamında yeniden açıldı. 2026 yılında "çıkar amaçlı suç örgütü yöneticiliği" ve "nitelikli dolandırıcılık" gibi suçlamalarla gözaltına alınan Kuriş'in faaliyetleri, merhum bakanın mirası ve şirketleri üzerindeki tartışmaları da beraberinde getirdi.
Soruşturma dosyasına giren iddialardan biri, Denizolgun'un vefatından sonra Arden Gıda şirketindeki hisselerin devriyle ilgili yaşanan anlaşmazlıklar oldu. Yargıya taşınan süreçte, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2020 yılında verdiği kararla şirketin yüzde 45 hissesinin yasal varis Mehmet Beyazıt Denizolgun'a devredilmesine hükmetti. Söz konusu şirket, daha sonra Alihan Kuriş'e yönelik soruşturma nedeniyle kayyum yönetimine devredildi.
Soruşturmanın en dikkat çekici boyutu ise Arif Ahmet Denizolgun'un ölümüne ilişkin hazırlanan yeni bilirkişi raporu oldu. Prof. Dr. Nevzat Alkan tarafından hazırlanan raporda, 2016 yılındaki otopsi görüntülerinin ve olay yeri kayıtlarının yeniden incelendiği belirtildi. Raporda, Denizolgun'un göğüs bölgesindeki lezyonların ölümden önce oluştuğu ve bir kişinin ağız ve burnunu kapatarak nefessiz bırakması sonucu hayatını kaybetmiş olabileceği ifade edildi. Bu bulgular ışığında, "beyin kanaması" olarak kayıtlara geçen ölümün, kasten öldürme ihtimalinin bilimsel olarak dışlanamayacağı vurgulandı.
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, bilirkişi raporu doğrultusunda Alihan Kuriş hakkında "kasten adam öldürme" suçlamasıyla soruşturma başlattı. Ayrıca, 2016 yılındaki ilk otopsi raporunda imzası bulunan doktorlar ve Adli Tıp Kurumu'ndaki bazı idareciler hakkında "resmi belgede sahtecilik" iddiasıyla inceleme başlatıldığı bildirildi. Soruşturma kapsamında, otopsi görüntülerinin varlığına dair çelişkili yazışmalar ve fethi kabir işlemleri gibi kritik delillerin değerlendirilmesine devam ediliyor.
1 kaynak ve 5 yapılandırılmış olgu üzerinden hazırlanmış editoryal doğrulama özeti.
Tek dokunuşla tepkinizi paylaşın. Seçiminize yeniden basarsanız tepkiniz kaldırılır.
Gebze'de düzenlenecek Kuantum Teknolojileri Yarışması'nın final aşamaları için geri sayım başladı. Yazılım ve donanım kategorilerinde yarışacak takımlar büyük ödül için mücadele edecek.