- Katılım
- 26 May 2026
- Mesajlar
- 5,377
- Tepkime puanı
- 0
- Puanları
- 0
Yüksek kredi faizleri ve artan maliyetler nedeniyle ikinci el otomobiller yatırım aracı olma özelliğini kaybetti. Piyasada lüks araçlar durgunluk yaşarken, ekonomik modeller ve elektrikli araçlar öne çıkıyor.
Türkiye ikinci el otomobil piyasasında uzun süredir devam eden durgunluk etkisini sürdürüyor. Bankaların kredi imkanlarını kısıtlaması ve yüksek faiz oranları, araç alım süreçlerini ciddi şekilde yavaşlattı. Geçmişte hızlı kar elde etmek amacıyla otomobile yönelen yatırımcılar, artık yüksek getirili mevduat hesaplarını ve güvenli liman olarak görülen altını tercih ediyor. Ayrıca artan vergi, kasko ve bakım giderleri, araç sahipliğini bir kazanç kapısından ziyade maliyetli bir gider kalemine dönüştürdü.
Kurumsal veriler, piyasadaki daralmayı rakamlarla ortaya koyuyor. İkinci el araçların ortalama fiyatı 1 milyon 169 bin liraya çıksa da, enflasyon etkisinden arındırılmış reel fiyatlarda yıllık yüzde 8,6'lık bir düşüş yaşandı. Satış hacmi yılın ilk altı ayında yüzde 8,1 oranında gerilerken, araçların satış noktalarında bekleme süresi 35 günden 40 güne çıktı. Alıcılar fiyatların daha da düşmesini beklerken, satıcılar ise zarar etmemek için fiyat indirimine direnç gösteriyor.
Piyasadaki daralma her segmenti aynı şekilde etkilemedi. Özellikle 1,5 milyon liranın üzerindeki lüks araçların satışı, finansman zorlukları nedeniyle aylar sürebiliyor. Buna karşın, 400 bin ile 800 bin lira arasındaki bütçe dostu modeller daha hızlı alıcı buluyor. Özellikle Fiat Egea, Renault Clio, Toyota Corolla ve Volkswagen Polo gibi modellerin piyasada daha hareketli olduğu gözlemleniyor.
Tüketici alışkanlıklarında yakıt türü bazında belirgin bir değişim yaşanıyor. İşletme maliyetlerinin artmasıyla dizel araç satışları yüzde 14,9 oranında azalırken, elektrikli otomobillere olan ilgi yüzde 80, hibrit modellere olan talep ise yüzde 33 arttı. Nakit sıkıntısı nedeniyle tük tüketiciler, araç yenileme işlemlerinde doğrudan takas yöntemine daha fazla yöneliyor.
Sektör temsilcileri, piyasanın canlanması için kredi maliyetlerinin düşmesini bekliyor. Kısa vadede sadece temel ihtiyaçlara yönelik alımların süreceği öngörülürken, asıl hareketliliğin faiz indirimlerine bağlı olarak 2026'nın sonu veya 2027'nin başında gerçekleşebileceği tahmin ediliyor.
1 kaynak ve 6 yapılandırılmış olgu üzerinden hazırlanmış editoryal doğrulama özeti.
Uzmanları açıkladı! İkinci el otoda yatırım devri kapandı