- Katılım
- 26 May 2026
- Mesajlar
- 14,621
- Tepkime puanı
- 0
- Puanları
- 0
Aramıza Katıl!
Tartışmalara katılmak ve konu açmak için üye ol.
Haaretz analisti Esther Solomon, İsrail'in Türkiye'nin bölgesel gücünden duyduğu endişeyi ve Netanyahu'nun seçim odaklı askeri hamlelerini değerlendirdi. Uzman, iki halk arasında varoluşsal bir düşmanlık olmadığını vurguladı.
Haaretz Gazetesi Kıdemli Analisti Esther Solomon, İsrail ve Türkiye arasındaki gerilimi ve İsrail'in iç siyasi dinamiklerini değerlendirdi. Solomon, İsrail yönetiminin Türkiye'nin bölgesel bir güç haline gelmesinden duyduğu rahatsızlığın temelinde, Suriye'deki askeri varlık ve jeopolitik etkinin yattığını ifade etti. İsrail'in bu durumu diplomatik yollar yerine askeri müdahalelerle çözmeye çalışmasının ise bölgedeki istikrarsızlığı derinleştirdiği belirtiliyor.
Analize göre, Başbakan Binyamin Netanyahu'nun izlediği sertlik yanlısı politikalar, yaklaşan seçimler öncesinde kamuoyu desteğini koruma çabasıyla ilişkilendiriliyor. Seçim anketlerinde zorlanan Netanyahu'nun, ülkeyi sürekli bir olağanüstü hal atmosferinde tutarak seçmen tabanını konsolide etmeye çalıştığı öne sürülüyor. Ancak Solomon, bu askeri hamlelerin Netanyahu'ya beklediği oy artışını sağlamadığını ve İsrail'in Gazze, Lübnan ve Batı Şeria gibi farklı cephelerde eş zamanlı bir çıkmazla karşı karşıya kaldığını vurguluyor.
İsrail'in iç siyasetinde iki devletli çözüm tartışmaları da keskin bir ayrışmaya sahne oluyor. Mansur Abbas gibi isimlerin iki devletli çözümü destekleyen açıklamaları, sağcı blok ve hatta muhalefetin bazı kesimleri tarafından sert tepkilerle karşılanıyor. Gadi Eisenkot gibi muhalefet liderlerinin dahi Filistin devleti fikrine karşı çıkması, İsrail siyasetindeki sağa kayışın boyutlarını gözler önüne seriyor.
Netanyahu'nun hukuki durumu da gündemdeki yerini koruyor. Hakkındaki yolsuzluk davalarının yanı sıra Uluslararası Ceza Mahkemesi tarafından çıkarılan tutuklama emri, İsrail Başbakanı'nın önündeki en büyük engellerden biri olarak görülüyor. Solomon, seçim sonuçları ne olursa olsun bu hukuki sürecin devam edeceğine dikkat çekiyor.
Tüm bu gerilimlere rağmen Solomon, İsrail ve Türk halkları arasında varoluşsal bir savaşın veya düşmanlığın bulunmadığını hatırlatıyor. Geçmişte iki toplum arasında var olan güçlü ekonomik, kültürel ve sosyal bağların yeniden kurulabileceğine dair umudunu dile getiren analist, mevcut siyasi krizlerin geçici olduğunu ve halklar arasındaki dostluğun temelinin daha derin olduğunu savunuyor.
1 kaynak ve 5 yapılandırılmış olgu üzerinden hazırlanmış editoryal doğrulama özeti.
HAARETZ İSRAİL GERİLİMİNE NE DİYOR? "İsrail, Türkiye'nin bölgesel güç olmasından endişe duyuyor"