- Katılım
- 26 May 2026
- Mesajlar
- 7,393
- Tepkime puanı
- 0
- Puanları
- 0
İstanbul Boğazı'nın simgelerinden olan Yusuf Ziya Paşa Köşkü, yarım kalan inşaatı ve çevresinde oluşan şehir efsaneleriyle tanınıyor. Günümüzde sanat merkezi olarak kullanılan yapı, tarihi dokusuyla dikkat çekiyor.
İstanbul Boğazı'nın Rumelihisarı kıyısında yükselen ve halk arasında Perili Köşk olarak bilinen Yusuf Ziya Paşa Köşkü, hem mimari geçmişi hem de dilden dile dolaşan gizemli hikayeleriyle şehrin en çok merak edilen yapıları arasında yer alıyor. Mısır Hidivi'nin başyaveri olan Yusuf Ziya Paşa tarafından 1910'lu yılların başında görkemli bir konut olarak tasarlanan yapı, dönemin mimari anlayışını yansıtan özel detaylara sahipti. Hatta binanın inşasında kullanılan kızıl tuğlalar, o dönemde İngiltere'den özel olarak getirtilmişti.
Ancak köşkün kaderi, dönemin siyasi ve ekonomik koşulları nedeniyle beklenmedik bir şekilde değişti. Rivayete göre, Padişah II. Abdülhamit'in cami minarelerinden daha yüksek yapı inşa edilmemesi yönündeki fermanı, projenin planlanan yüksekliğine ulaşmasını engelledi. Ardından 1914 yılında patlak veren I. Dünya Savaşı, inşaat sürecini durma noktasına getirdi. Paşa'nın ticaret gemilerinin batmasıyla yaşadığı mali kriz ve çalışanların askere alınması, köşkün üst katlarının tamamlanamamasına yol açtı.
Yapının Perili Köşk olarak anılmasının ardında yatan en mantıklı açıklama, tamamlanmamış pencerelerden içeri giren rüzgarın oluşturduğu uğultudur. Ancak halk arasında bu durum, Yusuf Ziya Paşa'nın eşini kulede sakladığına dair masalsı anlatılarla birleşerek bir şehir efsanesine dönüştü. Yıllar boyunca köşkte hayalet görüldüğü yönündeki söylentiler, bu gizemli atmosferi daha da pekiştirdi.
1990'lı yıllarda mimar Hakan Kıran tarafından gerçekleştirilen kapsamlı restorasyon çalışmaları, yapının kaderini tamamen değiştirdi. Orijinal projeye sadık kalınarak tamamlanan bölümler ve toprak altından çıkarılan gizli katlar, köşkü modern bir kimliğe kavuşturdu. Günümüzde Borusan Holding'in genel merkezi olarak hizmet veren yapı, hafta sonları ise Borusan Contemporary bünyesinde çağdaş sanat sergilerine ev sahipliği yapıyor. Bir asrı aşan geçmişiyle bu tarihi simge, bugün hem mimari estetiğiyle hem de arkasında bıraktığı efsanelerle İstanbul'un kültürel mirasında özel bir yere sahip olmaya devam ediyor.
1 kaynak ve 6 yapılandırılmış olgu üzerinden hazırlanmış editoryal doğrulama özeti.
Tek dokunuşla tepkinizi paylaşın. Seçiminize yeniden basarsanız tepkiniz kaldırılır.
Türkiye, Fethiye-Kaş ve Kuzey Ege bölgelerinde ilk kez deniz milli parkları oluşturdu. Karar, hem çevresel koruma hem de stratejik hakların savunulması açısından önem taşıyor.