- Katılım
- 26 May 2026
- Mesajlar
- 30,771
- Tepkime puanı
- 0
- Puanları
- 0
Bilim insanları, Thwaites Buzulu'nun altındaki karmaşık erime süreçlerini modelleyerek deniz seviyesindeki yükselme tahminlerini güncelledi. Yeni bulgular, buzulun beklenenden çok daha hızlı bir şekilde geri çekildiğini ortaya koyuyor.
Batı Antarktika'da bulunan ve çökmesi durumunda küresel çapta ciddi felaketlere yol açabileceği öngörülen Thwaites Buzulu, bilim dünyasının odağında yer almaya devam ediyor. Florida büyüklüğündeki bu devasa kütle, küresel deniz seviyesindeki yükselmenin yaklaşık yüzde 4'üne doğrudan katkı sağlıyor. Ancak yeni geliştirilen buz tabakası modelleri, buzulun altındaki erime mekanizmalarının tahmin edilenden çok daha karmaşık olduğunu gösteriyor.
California Üniversitesi ve NASA Jet İtki Laboratuvarı'ndan araştırmacılar, buzun deniz tabanından ayrıldığı "topraklama hattı" bölgesinde farklı bir süreç işlediğini keşfetti. Uydu verileri, bu bölgenin sabit olmadığını, gelgitlerle birlikte hareket ederek sıcak okyanus suyunun buzun derinliklerine sızmasına izin verdiğini ortaya koyuyor. "Gelgit pompalaması" olarak adlandırılan bu süreç, buzulun alt kısımlarının hızla erimesine neden oluyor.
Nature Communications dergisinde yayımlanan çalışmaya göre, bilim insanları bu yeni verileri modellerine entegre ettiklerinde, Thwaites'in 2100 yılına kadar deniz seviyesindeki yükselmeye önceki tahminlerin iki katı kadar, yani 3 santimetreye varan bir katkı yapabileceğini belirledi. Buzulun üzerinde bulunduğu eğimli arazi, erime ilerledikçe daha fazla buzun sıcak suyla temas etmesine yol açarak süreci daha da kritik hale getiriyor.
Araştırmanın baş yazarı Mattia Poinelli, geleneksel modellerin topraklama hattını durağan kabul ettiğini ancak gerçekte bu bölgenin kilometrelerce genişlikte aktif bir alan olduğunu vurguladı. Uzmanlar, Thwaites'in tamamen çökmesi durumunda deniz seviyesinin 60 santimetreden fazla yükselebileceğini ve bu durumun Miami'den Manila'ya kadar birçok kıyı şehrini tehdit edeceğini belirtiyor. Profesör Eric Rignot, bu bulguların kıyı taşkınları riskinin beklenenden daha büyük olduğunu kanıtladığını ifade etti.
Bilim insanları, buzulun altındaki ortamın karmaşıklığını tam olarak çözebilmek için daha fazla gözlemsel veriye ihtiyaç duyulduğunu belirtiyor. Bu kapsamda, 2028 yılında bölgeye gidilerek buzulun altındaki erime süreçlerini doğrudan belgeleyecek özel cihazların yerleştirilmesi hedefleniyor. Uzmanlar, iklim değişikliğinin etkilerini sınırlamak için kirliliğin acilen azaltılması gerektiğini, aksi takdirde gelecekteki deniz seviyesi yükselişinin kaçınılmaz olacağını hatırlatıyor.
1 kaynak ve 5 yapılandırılmış olgu üzerinden hazırlanmış editoryal doğrulama özeti.
Bilim insanları Kıyamet Buzulu'nun beklenenden daha hızlı eridiğini keşfetti