- Katılım
- 26 May 2026
- Mesajlar
- 7,676
- Tepkime puanı
- 0
- Puanları
- 0
Yapılan kapsamlı araştırma, hem öğrencilerin hem de akademisyenlerin üretken yapay zekâyı günlük yaşamlarının bir parçası haline getirdiğini gösterdi. Kullanım yoğunluğu yüksek olsa da teknik yeterlilik algısı düşük seviyede bulunuyor.
Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ), 2 612 öğrenci ve 661 akademisyenin katıldığı bir araştırma yürüttü. Sonuçlar, üretken yapay zekâ araçlarının üniversite ortamında sıkça kullanıldığını ortaya koydu.
Öğrencilerin %31,9’u, akademisyenlerin %32,2’si bu teknolojiyi her gün kullandığını belirtti. Haftada üçten fazla kullananların oranı ise öğrencilerde %53,2, akademisyenlerde %52,1 olarak kaydedildi. Kullanımını hiç yapmadığını söyleyenlerin oranı ise öğrencilerde %12,8, akademisyenlerde %8,1 idi.
Üniversite ağı üzerinden bir haftada 1 883 farklı kullanıcı, toplam 61 059 oturum açarak üretken yapay zekâ uygulamalarına yöneldi. Bu veri, anket sonuçlarıyla paralel bir yoğun ilgi olduğunu gösterdi.
Öğrencilerin %46,9’u yapay zekâyı fikir üretme ve çözüm oluşturma amacıyla sık kullandı. Akademisyenlerin ise %48,1’i çeviri, %43,6’sı metin düzenleme için tercih etti.
Katılımcıların %71,8’i (akademisyen) ve %62,6’sı (öğrenci) teknik yeterliliklerini başlangıç seviyesi olarak değerlendirdi. Kullanım sıklığı arttıkça yeterlilik algısının da yükseldiği gözlemlendi.
En yaygın sorunlar, karmaşık taleplerin anlaşılması (%41,1 öğrenci, %37,1 akademisyen) ve yanıtların düzeltilmesi (%30,4 öğrenci, %31,2 akademisyen) oldu. Akademisyenlerin %25’i halüsinasyon (yanlış bilgi) sorunuyla karşılaştı.
Öğrencilerin %68,9’u ve akademisyenlerin %65,5’i yapay zekânın toplumsal etkisini olumlu değerlendirdi.