- Katılım
- 26 May 2026
- Mesajlar
- 7,974
- Tepkime puanı
- 0
- Puanları
- 0
17 Ağustos 1999 Marmara Depremi'nde görev alan İzmirli itfaiyeciler, yıllar sonra yaşadıkları ağır travmaları ve karşılaştıkları çaresizlikleri anlattı. Enkaz altındaki can kaybı ve yıkımın boyutları, görevli personelin hayatında kalıcı izler bıraktı.
Kocaeli'nin Gölcük ilçesi merkezli, 7.4 büyüklüğündeki Marmara Depremi'nin üzerinden geçen yıllar, görevli ekiplerin hafızasındaki acıları dindirmedi. 17 bin 480 kişinin yaşamını yitirdiği ve on binlerce kişinin yaralandığı felakette, İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı personeli de en zorlu sınavlarını verdi. Mesleklerinin henüz başında olan itfaiyeciler, günlerce uykusuz kalarak can kurtarma çalışmaları yürüttü.
Görev sırasında bir ailenin tamamen yok oluşuna tanıklık eden Ali Hikmet Küçükgül, yaşadığı çaresizliğin kendisini derinden sarstığını belirtti. Bölgede geçirdiği süre boyunca ciddi kilo kaybı yaşayan Küçükgül, deprem görüntülerine karşı hala hassasiyet taşıdığını ifade etti. Benzer şekilde, yıkılmış mahallelerin manzarasıyla karşılaşan Bülent Yanaşık, insanların çaresizce yardım bekleyişinin ve cenazelere ulaşma çabasının ağırlığını hala hissettiğini dile getirdi.
Abdül Duyulur, bölgeye ulaştığında önce Tüpraş'taki büyük yangına müdahale ettiğini, ardından Gölcük'teki enkaz çalışmalarına katıldığını anlattı. Duyulur, kurtarma çalışmaları sırasında karşılaştığı trajik olayların ve kaybettiği hayatların etkisinin sürdüğünü belirtti. Diğer yandan, Çınarcık'ta görev yapan Mümin Yavuz, yaşadığı olaylar nedeniyle uzun süre kapalı alanlara giremediğini ve belirli kokuların kendisini yeniden o günlere götürdüğünü açıkladı.
Yaşanan bu büyük felaket, görevli personelin aile hayatını da etkiledi. Mümin Yavuz, yaşadığı travmalar sonrası kendi ailesini depreme hazırlamanın önemini kavradığını belirterek, evde düzenli tatbikatlar yaptıklarını ve deprem çantası hazırladıklarını vurguladı. İtfaiye ekipleri için 17 Ağustos, sadece bir görev değil, ömür boyu sürecek bir psikolojik yük olarak kaldı.
1 kaynak ve 6 yapılandırılmış olgu üzerinden hazırlanmış editoryal doğrulama özeti.
17 Ağustos 1999! Türkiye'nin unutmadığı günü anlattı: Enkaz başında çok oturup ağladım
Tek dokunuşla tepkinizi paylaşın. Seçiminize yeniden basarsanız tepkiniz kaldırılır.