- Katılım
- 26 May 2026
- Mesajlar
- 20,748
- Tepkime puanı
- 0
- Puanları
- 0
Aramıza Katıl!
Tartışmalara katılmak ve konu açmak için üye ol.
Şanghay İşbirliği Örgütü, genişleyen üye yapısı ve artan ticaret hacmiyle küresel ekonomideki etkisini güçlendiriyor. Türkiye ise örgütle ilişkilerini stratejik özerklik çerçevesinde diyalog ortağı olarak sürdürüyor.
Ekonomik Araştırmalar ve Reformlar Merkezi tarafından hazırlanan rapora göre, Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) üye ülkeleri, dünya genelinde önemli bir ekonomik güç merkezi haline geldi. Kuruluşunun 25. yılını kutlayan örgütün üye ülkeleri, yaklaşık 3,4 milyarlık nüfusu ve 26 trilyon doları aşan nominal GSYH hacmiyle dikkat çekiyor. Satın alma gücü paritesine göre küresel GSYH'nin üçte birinden fazlasını temsil eden bu ülkeler, dünya kömür üretiminin yüzde 69'unu ve doğal gaz üretiminin yüzde 30'unu gerçekleştiriyor.
Örgüt içi ticaret, 2015 ile 2024 yılları arasında yaklaşık 2,5 kat artış göstererek 674 milyar dolara ulaştı. Üye ülkelerin toplam dış ticaretindeki payı ise yüzde 14,2 seviyesine yükseldi. Başlangıçta güvenlik odaklı bir yapı olan ŞİÖ, günümüzde ticaret, enerji, ulaştırma ve teknoloji gibi alanlarda geniş bir işbirliği platformuna dönüştü. 2025 yılı itibarıyla üye ülkelerin ortalama ekonomik büyümesi yüzde 5 civarında seyrederek küresel büyüme oranlarını geride bıraktı.
Türkiye, 2012 yılından bu yana örgütün diyalog ortağı olarak faaliyetlerini sürdürüyor. Marmara Üniversitesi'nden Prof. Dr. Emel Parlar Dal, Türkiye'nin bu statüsünü bir kopuş değil, stratejik özerkliği genişletme çabası olarak değerlendiriyor. Dal, ŞİÖ'nün AB veya NATO gibi kurumsal bir entegrasyon yapısına sahip olmadığını, üye ülkeler arasındaki ekonomik asimetrilerin ve stratejik rekabetlerin derin bir bütünleşmeyi sınırladığını ifade ediyor.
Prof. Dr. Dal, Türkiye'nin ŞİÖ ile ilişkilerini ikili mekanizmalar ve bölgesel bağlantısallık projeleri üzerinden yürütmesinin daha gerçekçi olduğunu vurguluyor. Türkiye'nin Batı ile Avrasya arasında bir iletişim kanalı olma avantajını koruması gerektiğini belirten uzmanlar, örgütle ilişkilerin jeopolitik bir bloklaşma aracı haline getirilmemesi gerektiği konusunda uyarıyor. Ankara, bölgeyle olan ilişkilerini daha çok Türk Devletleri Teşkilatı ve ikili anlaşmalar üzerinden geliştirmeyi tercih ediyor.
1 kaynak ve 5 yapılandırılmış olgu üzerinden hazırlanmış editoryal doğrulama özeti.
Tek dokunuşla tepkinizi paylaşın. Seçiminize yeniden basarsanız tepkiniz kaldırılır.
Eti Alüminyum, havacılık ve uzay sanayisinde kullanılan özel alaşımların yerli üretimi için harekete geçti. Şirket, yeni döküm hattı projesi için 30 milyon dolarlık bütçe ayırdı.