- Katılım
- 26 May 2026
- Mesajlar
- 32,094
- Tepkime puanı
- 0
- Puanları
- 0
Türkiye, çocukluk çağı obezitesinde Avrupa'da ilk sırada yer alarak ciddi bir sağlık kriziyle karşı karşıya bulunuyor. Uzmanlar, hareketsiz yaşam ve yanlış beslenme alışkanlıklarının bu tabloyu derinleştirdiğine dikkat çekiyor.
Türkiye, çocukluk çağı obezitesi oranlarında Avrupa'da birinci, dünya genelinde ise üçüncü sıraya yerleşerek ciddi bir halk sağlığı sorunuyla karşı karşıya kaldı. Dünya Sağlık Örgütü verileri ve uzman görüşleri, durumun basit bir kilo fazlalığından ziyade kronik bir sağlık krizine dönüştüğünü ortaya koyuyor.
Diyetisyen Gürkan Hınız, Türkiye'nin bu sıralamadaki yükselişinde modern gıda endüstrisinin ve değişen yaşam tarzının belirleyici olduğunu belirtiyor. Hınız, toplumda nesilden nesile aktarılan 'tombul çocuk sağlıklıdır' şeklindeki yanıltıcı algının, ailelerin sağlıklı beslenme konusundaki farkındalığını azalttığını ifade ediyor. Geleneksel sebze ağırlıklı beslenmenin yerini alan işlenmiş gıdalar ve fast-food kültürü, çocukların metabolik sağlığını olumsuz etkiliyor.
Ekran süresinin artmasıyla birlikte çocukların fiziksel aktivitelerinin kısıtlanması, alınan enerjinin yakılamamasına neden oluyor. Hınız, ekran karşısında geçirilen uzun saatlerin çocuklarda tokluk sinyallerini karıştırdığını ve farkında olmadan yapılan atıştırmalık tüketiminin karaciğer yağlanması ile şeker dengesizliğini tetiklediğini vurguluyor. Ayrıca, ailelerin çocuklara yönelik baskıcı beslenme tutumlarının, çocukları duygusal yeme davranışına ittiği belirtiliyor.
Obezitenin sadece fiziksel değil, ciddi psikolojik etkileri de bulunuyor. Kilo problemi yaşayan çocukların maruz kaldığı akran zorbalığı, çocuklarda derin yaralar açıyor. Bu durum, stres hormonu olan kortizolün salgılanmasını artırarak kilo alımını hızlandıran bir kısır döngüye neden oluyor. İlerleyen dönemlerde tip 2 diyabet, hipertansiyon ve eklem sorunları gibi kronik hastalıkların görülme riski de artıyor.
İç hastalıkları uzmanı Dr. Emrah Turunç, Türkiye'de her dört kişiden birinde görülen insülin direncinin çocuklarda da sessizce ilerlediğine dikkat çekiyor. Bel çevresindeki genişleme, sık acıkma, yemek sonrası uyku hali ve ciltte koyulaşma gibi belirtilerin göz ardı edilmemesi gerektiğini belirten Turunç, erken teşhisin önemine vurgu yapıyor. Uzmanlar, okul kantinlerindeki denetimlerin artırılması ve sağlıklı beslenme alışkanlıklarının aile içinde teşvik edilmesi gerektiğini savunuyor.
1 kaynak ve 6 yapılandırılmış olgu üzerinden hazırlanmış editoryal doğrulama özeti.
Türkiye çocuklarda obezite sıralamasında Avrupa’da birinci, küreselde üçüncü oldu: Tehlike çanları çalıyor