- Katılım
- 26 May 2026
- Mesajlar
- 21,459
- Tepkime puanı
- 0
- Puanları
- 0
Aramıza Katıl!
Tartışmalara katılmak ve konu açmak için üye ol.
Türkiye ekonomisi 2026 yılının ikinci çeyreğinde yüzde 2,3 oranında büyüyerek pozitif seyrini korudu. Son 24 çeyreklik dönemde ise bilgi ve iletişim sektörü yüzde 58 ile en hızlı gelişen alan olarak öne çıktı.
Türkiye ekonomisi, 2026 yılının ikinci çeyreğinde bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 2,3 oranında büyüme gösterdi. Üretim yöntemiyle hesaplanan gayri safi yurt içi hasıla, cari fiyatlarla yüzde 36 artışla 19 trilyon 869 milyar 747 milyon lira seviyesine ulaştı. Dolar bazında ise bu değer 438 milyar 347 milyon dolar olarak kayıtlara geçti.
Ülke ekonomisi, 2020 yılının üçüncü çeyreğinden itibaren her dönem pozitif büyüme kaydederek istikrarlı bir grafik çizdi. Salgın sonrası dönemde 2021'in ikinci çeyreğinde yüzde 22,1 ile zirve yapan büyüme hızı, zaman içerisinde kademeli bir yavaşlama eğilimine girse de artış trendini sürdürdü.
Bilgi ve iletişim sektörü liderliği elinde tutuyor
Son 24 çeyreklik süreç incelendiğinde, bilgi ve iletişim faaliyetleri yüzde 58'lik kümülatif büyüme ile tüm sektörleri geride bıraktı. Dijitalleşme süreçleri, uzaktan çalışma modelleri ve yazılım hizmetlerine olan yoğun talep, bu başarının temel taşlarını oluşturdu. Sektörün yıllık ortalama büyüme hızı yüzde 9,7 olarak gerçekleşti.
Ekonominin genelindeki yüzde 52'lik büyüme oranını aşan diğer sektörler arasında yüzde 53,2 ile diğer hizmet faaliyetleri ve yüzde 51,7 ile ticaret, ulaştırma, konaklama ve yiyecek hizmetleri yer aldı. Sanayi sektörü ise aynı dönemde yüzde 23 oranında büyüdü.
Harcama yöntemiyle yapılan hesaplamalara göre, yerleşik hane halklarının tüketim harcamaları yüzde 3,5 oranında artış gösterdi. Devletin nihai tüketim harcamalarında yüzde 1,8'lik bir düşüş gözlemlenirken, mal ve hizmet ihracatı yüzde 3,4, ithalat ise yüzde 6,4 oranında geriledi. İş gücü ödemeleri yüzde 36,7 artarken, net işletme artığı ve karma gelir yüzde 38,7 oranında yükseldi. İş gücü ödemelerinin gayri safi katma değer içerisindeki payı ise yüzde 38,1 seviyesinde gerçekleşti.
1 kaynak ve 5 yapılandırılmış olgu üzerinden hazırlanmış editoryal doğrulama özeti.