- Katılım
- 26 May 2026
- Mesajlar
- 7,238
- Tepkime puanı
- 0
- Puanları
- 0
Türkiye'de Zorunlu Deprem Sigortası kapsamındaki konutların oranı yüzde 58'de kalırken, yetkililer sigortalılık oranının artırılması ve kapsamın genişletilmesi gerektiğini vurguluyor. DASK, olası bir Marmara depremi için finansal hazırlıkların tamam olduğunu belirtiyor.
Türkiye'de 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi'nin üzerinden geçen 27 yıla rağmen, konutların deprem riskine karşı finansal güvence altına alınması konusunda istenen seviyeye ulaşılamadı. Doğal Afet Sigortaları Kurumu (DASK) verilerine göre, ülke genelindeki 11,7 milyon konut sigortalı olsa da, toplam konut stoku içerisindeki sigortalılık oranı yüzde 58 seviyesinde seyrediyor. Bu durum, konutların yaklaşık yüzde 42'sinin olası bir afete karşı sigorta koruması dışında kaldığını gösteriyor.
Sigortalılık oranlarında bölgeler arasında belirgin farklar gözlemleniyor. Marmara Bölgesi yüzde 65 ile en yüksek sigortalılık oranına sahipken, bu bölgeyi yüzde 64 ile Doğu Anadolu ve yüzde 63 ile Güneydoğu Anadolu takip ediyor. Ege ve Akdeniz bölgelerinde oran yüzde 59 seviyesindeyken, Karadeniz Bölgesi yüzde 45 ile en düşük sigortalılık oranına sahip bölge olarak öne çıkıyor.
DASK Genel Sekreteri Balkır Demirkan, 6 Şubat Kahramanmaraş depremlerinde 540 bin dosyayı işleme alarak 39 milyar lira hasar ödemesi yaptıklarını hatırlattı. Demirkan, kurumun mevcut finansal kapasitesinin olası bir Marmara depremini karşılayabilecek düzeyde olduğunu ifade ederek sigortalılara güvence verdi. Kurumun temel hedefinin ise sigortalılık oranını yüzde 100'e çıkarmak olduğu belirtildi.
Türkiye Sigorta Birliği (TSB) Başkanı Ahmet Yaşar ise deprem sigortasının sadece konutlarla sınırlandırılmaması gerektiğine dikkat çekti. Yaşar, sanayi tesisleri, KOBİ'ler ve ticari işletmelerin de sigortalanmasının, ekonomik faaliyetlerin kesintiye uğramaması ve tedarik zincirlerinin korunması açısından kritik öneme sahip olduğunu vurguladı. Uzmanlar, sigortalılık oranının artırılması için kentsel dönüşüm süreçleri, tapu işlemleri ve abonelik sistemleri ile entegre bir modelin uygulanması gerektiğini savunuyor.
1 kaynak ve 6 yapılandırılmış olgu üzerinden hazırlanmış editoryal doğrulama özeti.
Tek dokunuşla tepkinizi paylaşın. Seçiminize yeniden basarsanız tepkiniz kaldırılır.
Türkiye'nin yılın ilk yarısındaki petrol ve doğal gaz üretim verileri açıklandı. Yerli kaynakların ekonomiye kazandırılması çalışmaları kapsamında üretim rakamlarında önemli seviyelere ulaşıldı.